“Bu pazartesi başlıyorum!” diyoruz, daha zayıf olmak istiyoruz, ama diyete başlayacak enerjiyi ve motivasyonu da çoğu zaman kendimizde bulamıyoruz.
Yüksek Topuklar sizi bir diyet çılgınlığına itmek istemiyor. Öncelikle, “Ne kadar zayıf o kadar güzel” fikrinden uzaklaşın ve arkanıza yaslanın. Eskiden yaptığınız beslenme hatalarına elveda demeniz için size bazı önerilerimiz olacak…
- Yemek yemenin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda duygusal bir eylem olduğunu hatırlayın. Yemek yemeden önce kendinize “Gerçekten aç mıyım?” diye sorun.
- Açlık ve susuzluğu birbirine karıştırmayın. Kendinizi aç hissettiğinizde 1 bardak su içip birkaç dakika bekleyin, bakalım açlığınız yatışacak mı?
- Günde 2 litre su içmeyi ihmal etmeyin. Her zaman görebileceğiniz bir yere büyük bir bardak su yerleştirin.
- Ara öğünleri atlamayın! Çantanıza atacağınız 1 elma sizin için oldukça sağlıklı bir ara öğün olacaktır.
- Oda sıcaklığında katı olan yağları tüketmeyin!
- Beyaz unlu yerine, tam buğdaylı ve kepekli ekmekleri tercih edin. Birkaç ay içinde vücudunuzdaki değişimi fark edeceksiniz.
- Yemeklerden önce 1 avuç sağlıklı kuruyemiş tüketin. Ceviz, badem, kuru üzüm gibi… Bu hem kan şekerinizi dengeleyecek hem de doyma hissinizi tatmin edecektir.
- Her gün en az yarım saatlik yürüyüşler yapmayı alışkanlık haline getirin. Her sabah uzaktaki markete gidip ekmek alın. Çocuğunuzu okuldan almaya giderken yürüyün. Sizi yürüyüşe motive edecek bir formül bulun.
- Zarafeti güce tercih edin. Evet, biraz kilolu olduğumuzda ağır yükleri daha kolay kaldırabildiğimiz bir gerçek. Ancak son tahlilde kilolu olmak bizi sağlıksızlığa itiyor.
- "Şişmanım ama mutluyum" yalanını unutun. Yemek yerken ve yedikten 15 dakika sonra seratonin (mutluluk hormonu) salgılarız. Bu da bize kendimizi mutlu hissettirir. Ancak sağlığını ve formunu yitirmiş bir vücutla gerçekten mutlu olmamız mümkün mü? Kendinize yemek yemek için bahane yaratmayın.
- Kilonuza değil, bel ölçünüze odaklanın. Hepimizin aklında mağazaların mankenlerinde gördüğümüz elbise ölçüleri, herkesin sahip olmayı arzuladığı kilolar vardır. Ancak tek bir bedene, kiloya odaklanmak yerine sağlığa odaklanmalıyız. Sağlığın en önemli ölçülerinden birisi bel çevresi genişliği… Her gün tartıya çıkıp kilonuzu ölçmek yerine haftada 1 tartılın, dikkatinizi bel ölçünüze yoğunlaştırın.
- Kendinize bir slogan belirleyin. Mehmet Öz, “Siz Diyettesiniz” kitabında “U DÖNÜŞÜ YAPABİLİRİM” sloganını önermiş. Yanlış bir beslenme planı benimsediğinizde kendinize kızmayın, kendinizi cezalandırmayın. Sizi tekrar sağlıklı beslenmeye itecek sloganınızı tekrar edin ve kendinize hata payı verin. Çünkü hayatınızın başrolünde siz varsınız ve her zaman yeni bir şansı hak ediyorsunuz.
Ezgi Yurdagül
Yüksek Topuklar – Editör
Soru ve önerileriniz için e-posta adresim:
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız










