Güller ve Mumlar

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfMükemmel 

Güller ve MumlarEskimeyen aşka duyduğum özlemle başlayan histeri krizlerim nedeniyle meşhur yazarımız X Bey ile görüşmelerimiz yarım kaldı. Merak ediyor musunuz?

X Bey ile neredeyse her gün konuşuyoruz. Ben ona denemelerimi gönderiyorum o da bana yeni romanının biten bölümlerini. Edebiyat dünyasında kim varsa çekiştiriyoruz. Bazen Charles Dickens’i yerden yere vuruyoruz bazen Amin Maaoluf’u yere göğe sığdıramıyoruz. Yazar eleştirilerimi şimdilik burada kesiyorum. (Kimseyi sıkmak istemem.)

X Bey’in bir arkadaşının doğum günü daveti varmış. Swiss Otel Gaja’da gerçekleşecekmiş. Ona eşlik edebilir miymişim?

X: Feraye, benimle gelir misin? Gerçekten çok güzel olacak.

F: Hayır X Bey, lütfen ısrar etmeyin.

X: Böyle söyleyeceğini biliyordum. Seni ikna etmenin yollarını bulmalıyım hemen!

F: Ben öyle yerlerde kendimi rahat hissetmiyorum. Ne bileyim, eğreti duruyorum sanki. Cihangir’de yaşamaya alışmış birinin Swiss Otel’in Gaja’sında ne işi olabilir ki?

X: Çok rica ediyorum. Beni kırma. Çok güzel bir akşam olacak. Eğer gittiğimizde beğenmezsen, mutlu olmazsan hemen kalkarız.

F: Peki, kabul ediyorum. Cuma günü mü demiştiniz?

X: Teşekkür ederim Feraye. Evet, cuma günü görüşürüz.

F: Görüşürüz.

**

Cuma günü geldi çattı. Nasıl olduysa hemen kıyafetime karar verdim. Siyah, saten, diz üstü elbisemi; kırmızı, topuklu, rugan ayakkabılarımı; kırmızı el çantamı; üzerinde kırmızı taşlar olan uzun kolye-küpe setimi seçtim. Evden çıkmadan aynaya baktım, zayıflamışım. Hiç de fena görünmüyorum…

İçimde garip bir duygu vardı. Heyecanlı mıyım, telaşlı mıyım bilemiyordum. Kendimi sorgulamayı bırakıp yola koyuldum.

Hayatımda ilk kez Swiss Otel’e gidiyordum. Dolayısıyla Gaja nerede bilemiyordum. X Bey’i arayıp geldiğimi söyledim. 14. Katta beni beklediğini söyledi. Asansöre binip yukarı çıktım. Gaja’yı gördüm ama içerisi karanlıktı. X Bey’i yeniden aradım. “Sanırım ben yanlış geldim burada kimse yok” dedim. “Doğru yerdesin, içeri gel” dedi.

Kapıyı yavaşça itip içeriye doğru adım attım. Masaların üzerinde mumlar ve güller vardı. Hafif bir müzik çalıyordu. Anlamaya çalışarak etrafa bakıyordum. Pencerenin kenarında bir adam oturuyordu. Sadece o vardı. Arkası dönüktü. Kısacık saçları vardı. Hayır, bu X Bey değildi. Evet, ben bu saçları tanıyorum. Aman Allah’ım! İnanamıyorum!

Tüm Yazılarımı Okumak için Buraya Tıklayın!

Feraye Demir

 

Yorum ekle

Tık Tık

Buraya Tıklayın!

Üye Olun!

Yüksek Topuklar'a Katılın!

Üye Girişi

YT Mağaza

Reklam

Ne Aramıştınız?

Şu anda 466 ziyaretçi ve 2 üye çevrimiçi


Oyunlar

Reklam

Güzellik

Reklam

Astroloji

Reklam
|True Cover | Rejene | Ellezza |