Odamın duvarlarına bakyorum bomboş... Çok değer verdiğim kitaplarım dağınık ve farklı yerlere sıkıştırılmış. Halbuki bir evde sizinle ilgili en büyük ip uçlarını duvarlarınızda asılı resimlerinizin ve kitaplığınızın verdiğini düşünenlerdenim. Yani eğer evinize gelirsem kapı üstlerinde toz araştırması yapmam, koltuk takımlarınızla ve salonunuzu doldurmuş olan lcd televizyonla ilgilenmem ama duvarınızda asılı tablodan etkilenip ya da biraz kitaplığınızı karıştırıp “galiba uzun soluklu bir arkadaşın evindeyim “ diyebilirim.
Peki, neden duvarlarım bomboş o halde ?
İstiyorum ki fırsat buldukça ünlü ressamların çalışmalarını buraya konuk edelim.
Rene Magritte’ in The Lovers (Aşıklar) tablosu etkileyici bir anlatıma sahip. Gerçeküstü değil belki gerçeğin kendisi olduğu için farklı bir rahatsızlık hissi yaratıyor. Duvarınızda olmasını istemeyebilirsiniz belki ama sanırım anlatım karşısında şapka çıkartırsınız.
Gülsüm Kurtul
Yüksek Topuklar - Kültür Sanat
“Yatağımın karşısında bir pencere var. Odanın duvarları bomboş. Nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım? Kimsede uyarmadı beni. İşte sonunda anlamsız biri oldum. İşte sonum geldi. Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.” - Oğuz Atay




