Home Kültür Sanat Sinema Beyrut Karamel Kaplı
Beyrut Karamel Kaplı
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 24
ZayıfEn iyi 

sule1970’lerden sonra doğanların aklına ne gelir Beyrut deyince? İç savaş, çatışma, kriz, ölüm, harabeye dönen yaşamlar... Yası yıllardır dinmeyen bir kadındır Beyrut... Acının pelerinine bürünmüştür Can Dündar’ın dediği gibi. Yılların ötesindeki görkemli yaşamı zihninin bir yerinde, yitirdiklerine ağlar... Öyle az buz değildir yitirdikleri; on binlerce can: çocuk, yaşlı, kadın, erkek...

Ortadoğu’nun ekonomik, kültürel ve düşünsel başkentliği... Geçmişi, tarihi, dokusu... Yavaş yavaş toparlanmakta Beyrut... Savaşta eşini, çocuklarını ve tüm yakınlarını yitirmiş ve hayata bir yerinden tutunmaya çabalayan bir kadın gibi...


Lübnanlı kadın yönetmen Nadine Labaki de bu şekilde düşünmüş olacak ki, ilk uzun metrajlı filmi ‘Karamel’i kadınların gözlerinden çekmiş erkekleri büsbütün çerçeve dışına çıkarmadan. Ne savaş var içinde ne de çatışma. 2008 İstanbul Film Festivalinin açılış filmi olan ‘Karamel’in esas oyuncuları Nisrine, Jamale, Layale, Rima, Rosa ve Lili’nin ortak noktaları hem kadın hem de Beyrutlu olmaları, tabi bir de yanyana yaşıyor olmaları...


‘Si Belle’ güzellik salonunda çalışan Layale Nisrine ve Rima birbirinden çok farklı üç kadın: Layale güzellik salonunun sahibi, evli bir adama körkütük aşık... Mantığıyla hareket etmek isteyip, bu ilişkinin sonu olmadığını kendine anlatmaya çalışsa da, her yasak ilişkide olduğu gibi hayaller kurmaktan da geri kalmıyor, sevdiğini başka biriyle paylaşmak istemiyor ve acı çekiyor... Diğer yandan da ailesi ve akrabaları bir an önce evlenmesi için bastırıyorlar.


Nisrine müslüman bir adamla evlenmek üzere, ancak bakire değil. Bu coğrafyada kadın olup da kadınlığını, cinselliğini yaşamanın yasaklılığının ne anlama geldiğini hepimizin çok iyi anladığını tahmin ediyorum. Ne yapacağını bilmeden kıvranırken diğer kadınların da yardımı ve desteğiyle ‘bir kaç dikişle’ bu işi halledivermersi gerekiyor...
Rima’nın içinde bulunduğu durum ise diğerlerinden biraz farklı; Rima henüz yakın çevresine açılmamış bir lezbiyen, cinsel kimliğini yalnızca gözlerinde ve parmak uçlarında açığa vurabiliyor, güzellik salonunda...


Jamale de güzellik salonunun müdavimlerinden, bitmiş evliliğinde, çocuklarında ve çok da iyi gitmeyen kariyerinde bulamadığı huzuru ve mutluluğu orda arıyor. Bir de çevresindeki bütün kadınlar gencecikken, o henüz kaldıramadığı menapoz gerçeğiyle boğuşuyor...


Yaşamlarının farklı dönemlerindeki kadınların birbirinden çok başka hayat hikayelerini kesiştiren bu sıcacık filmde içimi en çok acıtan hikaye Rosa ve Lili kardeşlerinki oldu. Rosa orta yaşı çoktan geçmiş, güzellik salonuna komşu bir terzi dükkanı işletip bir yandan da akıl hastası ablası Lili’ye göz kulak oluyor. İki kızkardeşin de aşktan yana yüzü gülmemiş: 65 yaşındaki Rosa, Lili’ye bakmak için hiç evlenmemiş. Terzi dükkanına gelen bir müşteriyle belki de hayatında aşka ilk kez bu kadar yaklaşıyor; ama daha yolun en başında, çok istese de, ilk buluşmaya bile gidemiyor, hayattaki sorumlulukları küçücük umudun bile önünü tıkıyor...


Karamel kadınların gerçek hayatından kesitler sunuyor kısa kısa... Yorumu ise izleyiciye bırakıyor Labaki, izleyicinin her sahneden kendi yorumunu çıkarmasını isteyerek. Acı da sevinç de var filmde, yaşam tadında... “Herşey insanlar için” diyorsunuz film bittiğinde, ne önyargı var ne de suçlama Nabaki’nin hikayeyi anlatma biçiminde.... Ama alt metinlerinde geleneksel kadın erkek ilişkilerinin ve cinselliğinin sorgulamaları okunabiliyor, bu da filmi başarıya götüren özelliklerden biri. ‘Karamel’ mutlaka görülmesi gereken bir film; çikolatadan daha tatlı, yaşam tadında...

Şule Bayrak

Beyrut Karamel Kaplı Filminin yayın tarihini öğrenmek için tıklayın 

 

Yorumla 

  1. #9 ayla E-posta yaz
    2008-05-1720:31:11 bir yazi ancak bu kadar guzel olabilir. gercekten cok etkilendim. tebrikler
  2. #8 Bahadir Eren E-posta yaz
    2008-05-1521:52:11 Harikulade bir yazi olmus Sule. Filmi seyretmedim, ama mutlaka seyredecegim senin yazdiklarini da göz önüne alarak. Yazilarinin takipçisiyim.
  3. #7 Arzoo
    2008-05-1412:53:09 Sevgili irem,

    Cinsel tercihinin aslinda sadece seni ilgilendirmesi gerekir ama ne yazik ki toplumumuz boyle gormuyor.

    Kendine ait olanin arkasinda durdugun için tebrik ederim seni. Eger sen mutluysan, baskalarina zarar vermiyorsan seciminden dolayi, dogru yoldasin.
    Seni yanlis degerlendirenle r birak oyle dusunmeye devam etsin. onemli olan sensin ve senin deger yargilarina sahip insanlarin dusunceleri.
    Arzu
  4. #6 irem sarpça E-posta yaz
    2008-05-1412:47:42 kadin olmak kimi zaman zor kimi zaman çok tatli bir his belki de zaman zaman hirpalanmak yok olmak hayattan çalinmak kendi ayaklarin üstünde devrilmemeye çaliamak ve kadin olmak lezbiyen olmak bunu çogu insan anlamiyor belkide lezbiyenligim ugruna sirf cinsel tercihim ugruna ailesini kaybetmis biri olarak rimadaki korkaklik yoktu bende cesaret iyi mi kötü mü bilmiyorum ama yine de sagol yazin çok güzel olmus
  5. #5 Sevil
    2008-05-1021:24:44 Sevgili Sule,

    Yazin herhangi bir film elestrisi gibi degil, elestri cümlelerinin bir çogunda feminist izler görülüyor, bir kadin sitesinde bu tarz yazilar olmasi gerçekten çok güzel, kadinlik yalnizca yeme-içme, güzellik ve asktan ibaret degil çünkü… Bu sekilde devam etmen dilegiyle… Bir elestrim olacak \"Lübnanli kadin yönetmen\" demeseydin keske, erkek olsaydi sadece yönetmen derdik degil mi?… sevgiler
  6. #4 mete
    2008-05-1015:21:20 Bir filmi elestirmek,film hakkinda yapilacak en zor seylerden biridir.Genelde tüm yazarlar ya da yazar olmaya çalisanlar elestiri kavramin, sadece ardi sira olumsuz düsünceleri siralamak olarak nitelendirirler .Çok çok önemli bir filmi okuyucuyu sikmadan bu kadar güzel anlatman bir baslangiç için çok güzel.sen ve senin gibiler sayesinde gerçek filmlerin degerleri anlasilacak.Tesekkür ederim.
    (marmara üniversitesi_ba sin ve yayin 2.inif ögrencisi)
  7. #3 DAVUT E-posta yaz
    2008-05-0811:58:18 Filmi izlemedim ama öyle güzel özetlenmis ki film yazida mutlaka izlemem gerektigini düsündüm. Çok az insan böyle gerçekçi özden gelen bakis açisi gelistirebiliyo r kadinlarin yasadiklarina. Sule Bayrak a da tesekkür ederiz bu anlamda.
  8. #2 Özlem Çelik E-posta yaz
    2008-05-0612:26:54 Hepimiz farkli tadlarda yasiyoruz hayati,aslinda hayat da bu zaten; yasaklarla,mahr em duygularla,zoru nluluklarla sekilleniyor.
    Ben bu yazinin tadini sevdim. Canin çikolata çeker ya deli gibi, su an Karamel i izlemek istiyorum.
  9. #1 Esra
    2008-05-0611:36:10 Kadin olmak zordur. Kadini anlatmak zordur. Bu film de bu filmi kaleme alan degerli kisi de basariyla anlatmis kadinlari..

    Tebrik ve tesekkür ediyorum bizimle paylastiginiz icin.
    Esra

Yorum ekle

:D:lol::);-)8):-|:-*:oops::sad::cry::o:-?:-x:eek::zzz:P:roll::sigh:



Yüksek Topuklar

Yüksek Topuklar .net , hayatın farklı renklerin benimsemiş ama düşüncelerinin tadı aynı olan kadınlar için burada!

İletişim

Yüksek Topuklar'la iletişim için, iletisim@yuksektopuklar.net e-posta adresini ya da buradaki iletişim formunu kullanabilirsiniz.