Kadınların hazineleri gibi olan gardıropları maalesef bir müddet sonra kilere dönmeye başlar. Gardırobunuza el atma vaktinin geldiğini düşünmüyorsanız, şu sorulara cevap verin!
10 yıl öncesinin pantolonunu hala saklıyor musunuz? Peki, zayıflarsanız giyeceğiniz o mini etek hala dolapta mı? Ya artık üstünüze uymayan ama çok para verdiğiniz için atmaya kıyamadığınız manto? Hemen gardırobun karşısına geçmenizi öneririz.
Mevsim değişikliklerinde gardırobunuzu düzenlemek daha zordur çünkü elinizde giysi yoksa, her bulduğunuzu giyeceğiniz umuduyla saklarsınız. O yüzden kış ortası bunun için ideal bir zaman olabilir. Eğer elinizde tuttuğunuz giysiyi, geçen yıl içinde hiç giymediyseniz, yine giymeyeceksiniz demektir. Ayırın!
Aslına bakarsanız, gardırobumuzdaki giysilerin sadece %20’sini giyeriz. Diğer %80 ise, kıyıp da atamadıklarımızdan oluşur. Aynı renk ve modelde bazen onlarca giysimiz olur. Tamam kimisini vintage, kimisini de dünyanın parasını verdiğimiz için seviyoruz ama dolabı da aynı şeylerle doldurmanın bir anlamı yok değil mi? Aynı tarz giysinden en fazla 2 tane olmalı.
Boşalttığınız kıyafetleri gruplara ayırın. Kotlar, penyeler, elbiseler, gömlekler… Ancak ayırıp katlamadan önce son bir kontrol yapın bakalım herhangi bir yerinde leke, sökük, kopuk düğme gibi şeyler var mı? Varsa bunları elden geçirmeyi unutmayın. Dolabınızı güzelce silin ve kıyafetleri yerleştirin. Dolabın içine sabun veya lavanta gibi kokular yerleştirebilirsiniz. Ayrıca biten parfüm şişelerini de ağzını açarak dolaba koyup, elbiselerinize kokusunun sinmesini sağlayabilirsiniz.
Hazır dolabınızı yeniliyorken, giysilerinizle farklı kombinasyonlar yarabilirsiniz. Özellikle elinden dikiş gelenler, çok farklı kıyafetler oluşturabilirler. Dikiş bilmiyorsanız, mahalledeki terzi ne güne duruyor?
Artık giymeyeceğiniz ve ayırdığınız kıyafetleri, internetteki ikinci el satış sitelerinden satabilir, yardım kuruluşlarına verebilir ve ihtiyaç sahiplerine gönderebilirsiniz.
Yüksek Topuklar - Kadın Sitesi











Yorumlar