30 Oca
Zaman Nasıl Geçer?
Kategori Feraye
 
yazı boyutu decrease font size increase font size
Öğeyi Oyla
(4 oy)

Kabanımın kollarında çiçekli düğmeler, sol tarafımda Adnan varken; Ah güzel Ahmet Abimin yanımdan ayrılıp Tünel’e doğru yürümeye başladık. Ne ben, “gelmek ister misin?” diye sordum; ne de O, “gelebilir miyim?” diye sordu. Sustukça, konuştuk; konuştukça yürüdük…

Galata’daki evime gittiğimi biliyordum ama iki saat önce tanıştığım adamın, yolumda yürüdüğüne, bana eşlik ettiğine anlam veremiyordum. “Bu kez anlam peşinde koşma, sadece yürü” dedim kendi kendime… Öyle ya yollara nereye varacaksa; önünde sonunda yönünü buluyordu, düşünmeye gerek yoktu…

 

Kule’nin hemen altındaki, en sevdiğim kahveye yaklaşınca “buraya kadar gelmişken bir çay içelim” dedi. “Çay sevmediğimi daha kaç kez söylemem gerekiyor?” dedim. “Peki, sen kahve içersin; ben çay” dedi. Gülümseyerek kabul ettim…

 

Başka bir zamanda, dünyanın en rahatsız tabureleri olarak ilan edebileceğim tabureler; kuş tüyü gibi hafif geliyordu şimdi… Yine başka bir zamanda, soğuğu yediğinde en huysuz insana dönüşen kendimi; güneşin altında göbeğini açıp uyuyan kedi gibi görüyordum… Bu tepkiler normal değil, neler oluyor?

 

“Seni ilk gördüğümde 14-15 yaşında bir kız çocuğu sandım” dedi. “Bunu ilk kez duymuyorum” dedim. “İleride çok faydasını göreceksin” dedi. “Yaşım 32 olmuş, daha ilerisi var mı?” diye sordum. “Daha ilerisi vardır ve bir sonraki hep daha iyidir” diye yanıt verdi. “Her şey için böyle midir?” dedim. “Evet, her şey için bir sonraki hep daha iyidir, korkma” dedi. “Korktuğumu nereden çıkardın?” dedim. “Ürkek ses tonundan” dedi. “Eyvah, beden dili zırvalarına kapılmış bir adam mısın sen?” diye sordum. “Başka bedenler beni ilgilendirmiyor, seni dikkatle izliyorum” dedi. “Peki, şimdi de kompliman ustası bir adam olduğunu düşünüyorum” dedim. “Düşündüğün gibi değil, açıklayabilirim” diyerek; içi dolu bir kahkaha attı. “Ben neden gülmüyorum?” dedim. “Duvarların var” dedi. “Herkesin vardır” dedim. “Dışarıdaki dünyadan korkuyorsun, bu yüzden senin daha kalın duvarların var” dedi. “Korkmuyorum” dedim. “Sana korkusuzluğu öğreteceğim” dedi. “Öyle mi? Yüksekten de korkarım, bir zahmet onu da çöz” dedim. “Bana izin veriyor musun?” dedi. “Nasıl yani?” dedim. “Zamanla anlayacaksın” dedi.

 

İçten içe, kime nasıl davranması gerektiğini bilen bir adam olduğunu anlayarak ama zamanın nasıl ilerlediğini anlamayarak, iki saat boyunca Adnan’la konuştum, oturdum, sustum… Mutluluk, zamanı hızlandırıyor olabilir mi?

 

 

Feraye Demir
Yüksek Topuklar – Köşe Yazarı
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız


Etiketler

Yorumlar 

 
0 #1 BUSRA 04-02-2012 14:04
Duvarların var” dedi. “Herkesin vardır” dedim. “Dışarıdaki dünyadan korkuyorsun, bu yüzden senin daha kalın duvarların var” dedi. “Korkmuyorum” dedim. “Sana korkusuzluğu öğreteceğim” dedi...
Alıntı
 

Yorum ekle

Web Tasarım: Optimum                                                                                                                       Hakkımızda     Reklam     İletişim     Facebook   Site Haritası  Yüksek Topuklar ; Günlük Burç , Tarot Falı , Günün Modası , Yemek Tarifleri2012 Gelinlik Modelleri , Ev Dekorasyonu, Saç Modelleri