|
 Her birimizin bir sokağı vardı ve biz o sokağın sakinleriydik. Kendimizi farketmeye başladığımız andan itibaren hayat üzerine konuşmaya başladık sokağımızda. Sözlerimiz bitmedi, bitmemeliydi. Hayat üzerine konuşabilmek yaşamanın en büyük belirtisiydi. Şule Bayrak, her hayattan birer parça yakalayacak hayata dair iç dökümünü sizlerle paylaşıyor...
Küçük bir çocuktum on iki yaşında, Hayatıma anlam katan o cümleyi okuduğumda... “Eğer bir şeyi gerçekten çok istersen, ve onu elde etmek için, elinden gelen her şeyi yaparsan; bütün dünya ona sahip olman için el birliği eder” diyordu uzak diyarlardan bir hikaye anlatıcısı, masalsı bir sesle... Bu kadar basit sözcüklerin bir araya geldiğinde, böyle güzel bir cümleye dönüşebileceklerini bilemeyecek kadar küçüktüm... Cümlelerin gücününse o an farkına vardım... Gözlerimi, Büyülü cümlenin gizli olduğu sayfadan ayıramadım dakikalarca... Kısacık yaşamımda yıllardır eksikliğini duyduğum şeydi inanç... Hiç bir şeye inancım yoktu, ‘Ben doğuştan böyleyim herhalde’ diyordum kendime... İnanan insanlara imreniyordum; İnanç güzeldi, Sıcaktı, sarar sarmalardı seni, üşüyünce üzerini örterdi; Ağlayınca bir mendil uzatırdı sana, gözlerini silmeni beklerdi...
Okuduğum o cümle, küçücük zihnimde şimşekler çaktırmıştı; Bir şeye gönülden inanmak ne güzeldi; Kendine inanmak... ‘Bu’, diyordum kendi kendime, ‘inançların en güzeli’... Hep içimde taşıyacağım onu, Yanı başımda yürüyecek, Bir şeyler ters gittiğinde, elimden tutacak, ‘Bir daha düşün’ diyecek, nerde hata yaptığımı düşündürecek... Başardıklarıma en az benim kadar sevinecek... Papatya tarlalarında benimle dans edecek... İnancım, benim olacak. Yaşamın gerçek bir anlamı olacak. O, ben olacağım.
............. Yıllar hem ağır ağır, hem paldır küldür geçti gitti.... Büyüdüm, Düşünerek, öğrenerek; gülerek, ağlayarak, Görerek, görmezden gelerek, acıyarak... Büyüdüm, Ve hayatın o kadar da kolay olmadığını öğrendim... Hayattaki tek inancıma olan inancım zedelendi, hırpalandı... Her şeyin benim istememle olmadığını, Dünyanın bu sabit güzelliğe izin vermediğini gördüm... Oysa ben önceden dünyayı döndürebildiğimi sanırdım kendi eksenimde! Ben büyüdükçe, dünya da büyüdü benimle... Büyüdü, güzelleşti, vahşileşti... Renkli oyun bahçemde korkular kol gezer oldu... Zaman zaman korkar oldum, delice sevdiğim dünyadan... Ama yaşamaktan yorulmadım hiç...
Büyüdüm, daha çok düşünür, daha az inanır oldum... Bilmem, büyümek, hayatı anlamaya başlamak bu belki de... Sonsuz bir kudretin olmadığını, kocaman bir evrenin minicik bir parçası olduğunu kabul etmek... Zavallı bir kabul ediş değil bu; Askine yıllarca bilinç tarlalarında yetiştirdiğin bir olgunlukla Kendini daha iyi tanımak, daha iyi bilmek... Kendini de, yaşamı da, dünyayı da daha çok sevmek... Evet, sanırım, işte bu, büyümek... Şule Bayrak Yüksek Topuklar
|
Yorumla
2008-10-1823:29:37 Aman Tanrım!!! Ben bu yazıyı daha önce nasıl oldu da görmedim! İnanılmaz bir yazı!!!
2008-09-0700:26:07 yüreğinize sağlık çok güzel olmuş
2008-08-2022:11:03 gerçekten çok başarılı. hislerime tercüman oldu okuduklarım.